« Önceki |

14/10/2006

MOTOSİKLETLİ HACI

Trafik polisinin birisi kuş uçmaz kervan geçmez ıssız bir yolda görevlendirilerek akşama kadar beş kişiye ceza yazması istenir. Akşam olur, nöbet bitmek üzeredir ancak polis sadece dört araca ceza yazabilmiştir. Son cezasını yazabilmek için beşinci bir araç beklediği sırada da karşı yoldan motosikletle yaşlı, sakallı bir Hacı gelir. Polis, ceza yazmak amacıyla Hacı’yı durdurur. Ancak ehliyet, ruhsat, lastiklerin havasına kadar herşey tamam, ceza yazmak için hiçbir eksik yok. Bunun üzerine sinirlenen Polis, biraz olsun sinirini yatıştırmak için Hacı’ya çıkışır: “Akşamın bu saatinde ne işin var bu yolda, bir kaza yapsan sana kim yardım eder?” Hacı cevap verir: “Evladım ben yalnız değilim, önde Hz.Muhammet arkada Allah var.” Bunu duyan Polis hemen atılır: “Tamam buldum işte, motosiklete üç yolcu binemez. Sana fazla yolcudan ceza yazıyorum.”


14/10/2006

PAPA

Papa, son Amerika gezisinde New Jersey'in Garden State Parkway'inden aşağı koskoca limuzinine kurulmuş geziyormuş. Mevsim sonbahar... Manzara çok hoşuna gitmiş. Şoförüne "Yahu çok uzun zamandır araba kullanmadım. Papazken kullanırdım çok özledim araba kullanmasını çaktırmadan bir yerde dur da yer değişelim" demiş. Öyle yapmışlar. Yalnız uzun zamandır araba kullanmayan Papa, yol boş diye basmış gaza. İleride bir yerde trafiğe yakalanmışlar. Trafik polisi şoför kapısına yanaşmış, Papa da renkli camı açınca, trafik polisi beyaz giysiler içerisindeki Papa'yı görmüş ve irkilmiş, hiçbir şey söylemeden arabasına koşmuş. Hemen polis telsizinden merkezi anons etmiş ve;

-          Ben otoyolda birisini durdurdum, çok ama çok önemli biri olsa gerek ama mevzuatı bilmediğimden ne yapacağımı da bilmiyorum, demiş. Merkez cevap vermiş;

-          Durdurduğun kişi belediye başkanı filan mı?  Polis:

-          Yok yok canım, daha yüksek, deyince merkez;

-          Yoksa senatör mü? Polis :

-          Çok daha yüksek, demiş. Merkez :

-          Yoksa New Jersey valisini mi durdurdun? Seni ahmak. Polis heyecanla:

-          Yok daha daha yüksek. Merkezdeki memur sinirlenmiş artık.

-          Dangalak, yoksa koskoca Bush‘un limuzinindeki bayrağı görmeden durdurdum deme sakın. Polisin kafası atmış:

-          Bush olsa öpüp başıma koyacağım, durdurduğum kişinin şoförlüğünü Papa yapıyor, Papa.


 

 

14/10/2006

NEDEN İSTİYORSUNUZ Kİ?

Çok uğraştığı halde sürücü belgesi alamayan Serkan’ı ehliyetsiz araç kullandığı sırada Trafik Polisi durdurur:

-          Ehliyetinizi görebilir miyim?

Serkan:

-          Verdiniz mi ki, istiyorsunuz? 

14/10/2006

MUTLAKA SARHOŞTUR

Yaşlı ve çirkin bir kadın soluk soluğa karakola gelip şikayetçi olur:

-Adamın biri beni bir saattir izliyor, kendimi buraya  

 zor attım, galiba sarhoştu memur bey, der.

Polis çirkin kadını tepeden tırnağa süzüp cevaplar :
           -Galiba değil, mutlaka sarhoşmuş, belli.

14/10/2006

ARABAMI ÇALMIŞLAR

Sarhoşun biri üst baş dağınık bir halde karakola gelir, araba anahtarını göstererek komisere söyle der:

-Komiserim, şu elimde gördüğünüz anahtar var ya, onun üstünde az önce benim arabam vardı, şimdi yok, arabamı çalmışlar.
       Komiser sarhoşa şöyle bir bakar;

-Sen önce kendine bir çeki düzen ver bakayım, şu haline
bak... Devletin komiseri önünde böyle fermuarı açık durmaya
utanmıyor musun?
      Sarhoş pantolonunun önünde açık fermuara bakar, bakar ve şöyle der:
      -Aha, fermuarı da çalmışlar...

14/10/2006

İKİ ER

İki general bir cafede oturup konuşuyorlarmış. generalin biri "benim bir erim var çok salak demiş. diğeriyse "hayır, benim bir erim var o daha da salaktır." demiş. tartışma çok büyümeden kimin askerinin daha salak olduğunu anlamak için yarışma gibi bir şey yapmaya karar vermişler. ilk general askerini yanına çağırıp "oğlum, git bana şu 5000 lirayla bir mercedes al gel" demiş. ikinci general de askerini çağırıp "git bak ben ordu evinde miyim?" demiş. iki asker yolda karşılaşmışlar. ilki "ya benim general çok salak. bu günün pazar olduğunu bildiği halde beni araba aldırmaya gönderdi." demiş. ikincisiyse "benim general daha salak. yanında telefon dururken, beni ordu evine gönderdi." Demiş

 

 

14/10/2006

KADEŞ SAVAŞI

Tarih dersinde öğretmen birini tahtaya kaldırmış ve sormuş:
-Oğlum Kadeş Savaşını kim yaptı?
Çocuk hemen yanıtlamış:
-Hocam vallahi billahi ben yapmadım.
Hoca sinirinden çıldıracak. O sinirle dışarıya çıkmış, koridorda Matematik öğretmenini görmüş ve durumu Matematik öğretmenine anlatmış:
-Hoca hanım bu öğrenciler beni çıldırtacak; Kadeş Savaşını kim yaptı diye soruyorum, vallahi billahi ben yapmadım diye yanıt veriyorlar, çıldıracağım...
-Hocam üzülmeyin çocuktur bunlar hem yaparlar hem de yapmadım derler... Tarihçinin sinirleri iyice tepesine çıkmış ve soluğu Müdür Beyin odasında almış.
-Müdür Bey bu nasıl bir okul, ne öğrencisinde hayır var, ne de öğretmeninde; öğrenciye Kadeş Savaşını kim yaptı diye soruyorum, ben yapmadım diyor, öğretmene durumu anlatıyorum, bunlar çocuktur hem yaparlar hem de yapmadım derler diyor, kafayı yiyeceğim.
Müdür Bey: Siz hiç kendinizi üzmeyin Hocam, bunda merak edilecek birşey yok, şimdi Bakanlığa bir yazı yazar ve Kadeş Savaşını kimin yaptığını sorarız... Tarih Öğretmeni aldığı yanıt ile oracığa yığılıp kalmış ve Müdürden bir hafta izin almış...
Bir hafta sonra Bakanlıktan bir yazı:
Bu yıl ödenek olmadığı için Kadeş Savaşı yapılamayacaktır. Bilginize...

14/10/2006

KİM DAHA ZEKİ

Küçük Temel`le arkadaşları sınıfta aralarında kim daha zeki diye tartışıyorlarmış
Küçük Temel:
- Ben çok zekiyimdir, üç aylıkken yürümeye başlamışım, demiş.
Oradan Dursun hemen atlar:
- Sen habuna zeka mi deyisun. Haçan ben üç yaşına kadar kendumi kucakta taşitmişum.

 

 

14/10/2006

BUSH` UN PULU

Başkan Bush'un yeni talimatı:
- Üzerinde resmim olan pul bastırdım, bundan böyle başkanlığın bütün mektuplarında bu pullar kullanılacak.
Bir süre sonra görülmüş ki pullar zarfa bir türlü yapışmıyor.
Başkan Bush küplere binmiş ve yetkilileri çağırıp sormuş;
- Üstünde resmim olan pullar yapışmıyor, arkalarına zamk sürmediniz mi?
- Sürdük efendim, demiş yetkili ve eklemiş;
- Yapışmamasının nedeni, herkesin pulun arka yüzüne değil de ön yüzüne tükürmesi efendim..."

14/10/2006

MATEMATİK FİNALİ

4 tane üniversite öğrencisi, uyanamadıkları için matematik
finaline geç kalırlar ve okula gidince hocaya arabalarının lastiğinin
patladığını söylerler... Hoca ilk basta inanmaz ama öğrencilerinin
yalvarmalarına dayanamayarak, onları 3 gün sonra sınav yapacağını söyler.
Sınav günü gelince hoca, 4 öğrencinin hepsini bos bir salonun ayrı ayrı
köşelerine oturtur.
Sınav geçme sistemi şöyledir: 100 üzerinden 50 puan alan herkes
sınavı geçebilir... Hocanın hazırladığı sınavda ise ön sayfada 10'ar
puanlık 4 tane basit matematik sorusu vardır... Bunları kolayca çözerler.
Arka sayfada ise 60 puanlık 1 soru vardır: "Hangi lastik
patladı?"

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı
-->

24 Mode
12 Mode




Sondakika haberler
Online Müzik Dinlemek İçin Tıklayınız

Canlı Tv İzlemek için Tıklayın

Mügenin Takıları